Ermeni Sorunu

Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us

BİZ ÖZÜR DİLEMİYORUZ - ATATÜRKİYE - Blogcu

Haberbaz: Son Dakika






BİZ ÖZÜR DİLEMİYORUZ

Son günlerde yine bazı çevreler tarafından hortlatılan “Ermeni Soykırımı” iddiaları, hepinizin de bildiği üzere yine sözüm ona bu ülkenin aydınıyız diyen kesimleri tarafından desteklenmekte ve bir de bunun için özür dileme kampanyası başlatılmış bulunmaktadır. Bir insan ülkesinin tarihi hakkında ne kadar az şey bilir ise, o kadar çok yanılır. Kaldı ki, bu ülkede hiçbir zaman ne ermeni, ne de kürt soykırımları yapılmıştır. Burası bizim ülkemiz ve bu ülkenin geçmişi diğer ülkeler gibi üç beş günlük değildir. Tarihte bir yolculuk yapsaydınız bugün bu özür dileme kampanyasına imzanızı atmaz ve ne kadar da küçüldüğünüzü anlardınız. Siz kimsiniz ve kimden ne için özür diliyorsunuz. Siz bu ülkenin sınırları içerisinde yaşayan, bu ülkenin vatandaşı olup, pembe ve mavi kimliklere sahip olan, bu ülkenin okullarında okuyan, adam olan ve yine bu ülkenin bir bireyi olarak laik ve demokratik bir ortamda ağzınıza geleni kulağınız duymadan söyleyen zavallılar. Belki yaşım sizden küçük olabilir ve belki sizin kadar siyasete aklım da ermeyebilir ama, bildiğim bir gerçek var ki, benim atalarım ve onların ataları ve daha öncekiler bu topraklarda doğdular, bu topraklarda yaşadılar ve yine bu topraklar üzerinde yaşama veda ettiler. Ama sanırım siz bu ülkenin şartlarından memnun değilsiniz ve yine siz kendinizi çok aydın görenler olarak belki de bir Orhan PAMUK olma hevesinde de olabilirsiniz ama şunu asla unutmayın ! Hiçbir ülke asla ve asla çıkarı olmadan size kucak açmaz ve kucak açanlar sizlerle işleri bittikten sonra kapının önüne koyduklarında gidecek yeriniz olmadığında nereye gideceksiniz. Belki sığınma hakkı talep edeceksiniz kim bilir. Orası sizin sorununuz. Unutmayın ki, bu ülke şanlı ve şerefli bir geçmişe sahiptir ve bunu kirletmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Çünkü bu ülke üç günlük müteahhitlerin yaptığı çürük binalara benzemez. Çünkü bu ülkenin temeli sağlamdır. Bu ülke Atatürk’ün kurduğu yıkılmaz temeller üzerindedir. Ve yine unutmayın ki bu ülkenin gerçek sevenleri bir araya gelip her türlü haksız eleştirilere karşı kendisini ve ülkesini korumasını bilir. Bizler “NE MUTLU TÜRK’ÜM” demekten asla yılmayacağız ve bu ülkede doğduğumuz için kendimizi her an şanslı sayacağız ve asla sözde ermeni soykırımı için kimseden özür dilemeyeceğiz, bu da böyle biline….

Bu arada Ermeni tarihçiler bile kendi kökenleri hakkında gerçek bir bilginin olmadığını söylerken siz çıkmış bu ülkede 20.000 Ermeni’nin katledildiğinden kolaylıkla bahsedebiliyorsunuz. Ve bu ülkede hala özgürce yaşamakta olan Ermeni asıllı vatandaşlarımız var. Amacınız ne. Bu yalakalık kime. Kimden ne gibi bir çıkarınız var. Biz her şeyi biliyor,görüyoruz ama susmayacağız.

Bu nedenle size vermek istediğim bir adres var. Bilenler bilir ama bilmeyenler, bilip de daha önce hiç uğramamış olanlar var ise lütfen bu adrese uğrayın ve lütfen dikkatlice okuyun. Hafızalarınızı tazeleyin …

Son olarak geçen sene 12 puanla Eurovision’a oy veren ülkemizdeki bazı yalakalar bu sene Türkler ve Köpekler giremez şarkısıyla bizi kötü olarak lanse edecek ve hakaret edecek olan grupla ilgili olarak ne düşünüyorlar çok merak ediyorum doğrusu…

"NE MUTLU TÜRK'ÜM " diyene,,,

Saygılarımla...


THE ARMANIAN FILE http://genocide.blogcu.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum ( 2 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti



<<Önceki Sayfa
|/|Sonraki Sayfa>>

Arkadasina Gonder!
  1. Yazan: | Tarih: 24/12/2008
    Konu: SESSİZ KALAN DEVLET BAHÇELİYİ İSTAFAYA ÇAĞIRIYORUM...
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......
    ..... ..... ..... .......... ..... .......


    Başbuğum bu destan sanadır yine
    Ülkücü tavırdan yanadır yine
    Sene doksan yedi tarih dört nisan
    Ülkücüye on bir aydan sert nisan
    Sen gittin ya içimizde dert nisan
    O gün bizi görsen bilmem ne derdin
    Eminim ki alnımızdan öperdin

    Güneşli bir günde yitirdik seni
    Fırtınada karda götürdük seni
    Gönül köşkümüze yatırdık seni
    O gün bizi görsen bilmem ne derdin
    Kalkabilsen alnımızdan öperdin

    Gidişine yerler gökler ağladı
    Turan yetim kaldı kara bağladı
    Tekbirler ağıtlar yürek dağladı
    O gün bizi görsen bilmem ne derdin
    Sen Baş buğ'dun alnımızdan öperdin

    Sen gittin ardından divan kuruldu
    Meydan gümbürdedi oklar gerildi
    Kavga döğüş bir karara varıldı
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Ayrılıp yuvadan uçanlar oldu
    Diyardan diyara göçenler oldu
    Başka elde bayrak açanlar oldu
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Oğlun Tuğrul parti kurdu çekildi
    Azmi Başkan arkasına takıldı
    Aldemir'de doğru yola sokuldu
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Biz kaldık çalıştık seçim kazandık
    Sarımsak soğansız biçim kazandık
    Asgari ücretten geçim kazandık
    Şölenleri görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Ecevit Bahçeli Yılmaz oldular
    Hükümet kurmaya karar kıldılar
    Yazdılar çizdiler işe daldılar
    Olanları görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Muhteşem bir ilgi alâka oldu
    Kapımız kırmızı plâka doldu
    Bir günde binlerce yalaka geldi
    Gelenleri görsen bilmem ne derdin
    Herhalde kahkahayla gülerdin

    Son gelenler baş köşeye yerleşti
    Tüm halkalar zincir oldu birleşti
    İş karıştı anlatmakta zorlaştı
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Marmara&#8217;yı deprem aldı götürdü
    Yolsuzluklar memleketi bitirdi
    Anadolu ümidini yitirdi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Hortumcular dükkân açtı her yere
    Namusluya tayin çıktı zor yere
    Kuşatıldık gidemiyoruz bir yere
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    İmf'ye kaptırdılar yakayı
    Borsa dolar hiç sevmiyor şakayı
    Temel Reis haciz verdi takayı
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Ekonomi raydan çıktı gidiyor
    İşçi köylü kemer sıktı gidiyor
    Fukara canından bıktı gidiyor
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Yalvardık yakardık fayda etmedi
    Feryadımız Ankara'ya gitmedi
    Başörtüsü okul derdi bitmedi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Herhalde inanmaz geri giderdin

    Bir kanlı katile idam verdiler
    İmralı'ya tatil köyü kurdular
    Şehitleri birde bunlar vurdular
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bir şehit çocuğu tuttu yakamı
    Abi dedi : Bu olanlar şaka mı ?
    Siz buysanız geri verin babamı
    Bu feryadı duysan bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Utançtan sokağa çıkamaz olduk
    Kimsenin yüzüne bakamaz olduk
    Yakamıza Bozkurt takamaz olduk
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Yazdığım destanlar kahretti bana
    Bağlamam duvardan küfretti bana
    Türküler hayatı zehretti bana
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Pavyondan gelenler başı tuttular
    Halimize bakıp keyif çattılar
    Söylemesi zor amma ''bizi sattılar''
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bıyık uçlarıma posta koydular
    Direndim adımı hasta koydular
    Düşmana gül verip dosta kıydılar
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Azıcık ses veren sürgün edildi
    Gönülde taht kuran sürgün edildi
    Dokuz Işık Turan sürgün edildi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Hiç şaşırma Ozan Arif dışlandı
    Ahmet Yılmaz asi diye fişlendi
    Yüreğimiz dost (!) elinden şişlendi
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    İhanet edene madalya taktık
    Sadâkât edene uzaktan baktık
    Sen olsaydın böyle mi olacaktık ?
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bunca yıldan sonra ortada kaldık
    Sen uçmağa vardın bizlerse öldük
    Destan destan Beş tepeye gömüldük
    Halimizi görsen bilmem ne derdin
    Vallahi billâhi geri giderdin

    Bu destan , bu türkü , sazım sanadır
    Bir tek seni sevdim nazım sanadır
    Duy beni Başbuğum sözüm sanadır :
    ''ÜLKÜME DARILIP KÜSMÜYORUM BEN
    KİMSEDEN KORKUM YOK SUSMUYORUM BEN
    BU KAHPE DÜZENE KANMAYACAĞIM
    ÖLSEMDE YOLUNDAN DÖNMEYECEĞİM !

    Baglanti >


  2. Yazan: | Tarih: 23/12/2008
    Konu: bedava vatan bulanlara...
    Ülkücüler insanlık alemi icinde ne uşak olmayı ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen.Şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.Sizlere kolay bir başarı vaad etmiyorum.Kısa zamanda bir iktidar umanlar bizimle yola çıkmasınlar.Yolumuz uzun ve çetindir.Bu yolda karşınıza menfaat teklifleri tehditler ve daha bir yığın engel çıkacaktır.Bu çetin yolda dayanabilicekler bizimle gelsinler cesur olanlar kuvvetli olanlar gerçekten inananlar kafilemize katılsınlar.Dava adamları o davanın şartlarını ve gereklerini kendi kişiliklerinde yaşayamazlarsa o davayı bir adım ileri götüremezler.
    Alparslan TÜRKEŞ

    Türk islam davasının 22 yaşındaki ilk şehidi Ruhi KILIÇKIRAN'ın yetim olduğunu 4 ocak 1968 de Ankara Site Yurdu Katinin de iftarını açtıktan sonra hemen şehit edildiğini biliyormuydunuz...

    17 Mart 1978 tarihinde Ömer BAYRAKLAR Salih ULU Bahri BİLGİN Cevat KOCA Sinan KOCA isimli 5 ülkücü işçinin aynı anda dev-yol militanları tarafından katledildiğini. Ümraniye de oturan bu ülkücülerinin hepsinin de Giresunlu olduklarını Sinan ile Cevat&#8217;ın kardeş olduğunu Sinan KOCA'nın henüz 10 günlük bebeği olduğunu biliyormuydunuz...

    18 Eylül 1879 tarihinde Adana da 6 ülkücü öğretmenin arkalarından ateş açmak süretiyle şehit edildiğini ve bu öğretmenlerin katillerinin hala yakalanmadığını biliyormuydunuz...

    8 Haziran 1970 tarihinde şehit edilen Yusuf İMAMOĞLU'nun yapılan otopsi sonucu 36 saattir yemek yemediğini şehit edilmeden önce okulun arka bahçesinde bulunun ağaçların altında son namazını kılan İMAMOĞLUN'UN cebinden 35 kuruş çıktığını biliyormuydunuz...

    23 Kasım 1970 yılında ülkücü şehit ERTUĞRUL DURSUN ÖNKUZU' nun kominist militanlar tarafından ağır işkenceler sonucu şehit düştüğünü ÖNKUZU' nun kırılmadık kemiği patlamadık yerinin kalmadığını ve ağzından ciğerlerine bisiklet pompasıyla hava verilerek çiğerlerinin de patladıktan sonra okulun 3. katın penceresinden aşağı atıldığını biliyormuydunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından haklarında verilen idam hükmünün uygulanması sırasında yanlarında bulunan görevli imamın Selcuk Duracık ve Halil Esendağ için "Hiç evliya gördünüz mü" diyenlere "evet HALİL ile SELCUK' u gördüm" dediğini biliyormuydunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından idam edilen MUSTAFA PEHLİVANOĞLU nun son mektubunda
    "şunu hiç bir zaman unutmasınlar ki Mustafalar ölür ALLAH davası ölmez Milliyetçilik yaşar kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakındır. Zafer ALLAH' a inananlarındır."dediğini
    biliyormuydunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından idam edilen Cevdet KARAKAŞ' ın avukat barolarından hiç bir avukatın savunmak istemediğini ve KARAKAŞIN savunmasını kendisi yapmak zorunda kaldığını biliyormuydunuz...

    17 Nisan 1980 tarihinde Malatya belediye başkanı Hamit Fentoğunun evine gönderilen bombalı paketin patlaması sonucu FENTOĞLU, kızı ve 2 torunun ve torunu olan Selim BOZKURT FENTOĞLU nun daha 2,5 yaşında olduğunu ve babasının vatani görevini yapmakta olduğunu biliyormusunuz...

    12 Eylül idaresi tarafından asılarak idam edilen Cengiz BAKTEMUR'UN korkusuzca idam sehpasına yürüyüşüne şahit olan cezaevi personelinin "bizce şehitti o şehitlik mertebesine ermiş birinin karı değildir. Sevinerek ve koşarak ilmeği boynuna gercirmiştir. " dediğini biliyormusunuz...

    5 Eylül 1979 yılında şehit olan ADEM PEKMEZCİ isimli ülküdaşımızın henüz 15 yaşında olduğunu biliyormuydunuz...

    Ülkücü şehit Ahmet Evcimen'in Bakırköy deki Sürmeli otelin önünde 20 den fazla kurşunla şehit edildiğini biliyormusunuz...

    Tokat'ın Zile ilcesin den Mustafa Taştangil' in kitap ve defterlerinin her sayfasında büyük ülkü devi ERTUĞRUL DURSUN ÖNKUZU NUN isminin yazışı olduğunu ve mezarı ÖNKUZUNUN yanında bulunduğunu ve ailesinden son isteğinin bu olduğunu biliyormuydunuz...

    Ülkücü şehitlerden Ahmet Sarpkaya' nın kurban bayramının son günü mahallelerine baskına gelen kominist militanları önce fark edip durumdan arkadaşlarına haberdar etmek için evlerini dolaşırken acılan ateş neticesi öldüğünü ve 18 yaşındaki SARPKAYA' nın SAĞIR VE DİLSİZ olduğunu biliyormusunuz...

    Uşakta dokuma işcisi olarak calışan Alaaddin Gündüzün doğum yapmak üzere eşinin yanına giderken 27 kurşunla şehit edildiğini GÜNDÜZ' ünvefat ettiği gün bir oğlunun dünyaya geldiğini ve doğan bebeğinin adının Alaaddin olduğunu biliyormuydunuz...

    Eşitlik olsun diye12 eylül idaresinin Selçuk Duracık Halil Esendağ Cengiz Baktemur İsmet Şahin Mustafa Pehlivanoğlu Fikri Arıkan Cevdet Karakaş Ali Bülent Orkan Ahmet Kerse olmak üzere 9 ülkücüyü asarak şehit ettiğini biliyormusunuz...

    Ali Can Karaosmanoğlu&#8217;nun 18 Haziran 1979 yılında Mimar Kemal Lisesi öğrencisiyken şehitlik mertebesine ulaştığını ve yaşının henüz 17 olduğunu biliyormuydunuz&#8230;

    6 Ağustos 1979 da şehitlik mertebesine ulaşan Ali Çetin&#8217;in Vatani görevini Asteğmen olarak yaptığı sırada Kayseri&#8217;de bulunan ailesini ziyarete gittiğinde şehit düştüğünü evli ve 2 çocuk babası olan Çetin&#8217;nin kominist militanlar tarafından önce dişlerinin söküldüğünü sonra üzerine asit dökülerek bıçaklandığını ve sonra yakıldığını biliyormuydunuz&#8230;

    3 Haziran 1980 tarihinde şehit edilen Ali Kuş&#8217;un henüz 18 yaşında olduğunu ve o yaşlarda Kayseri ülkücü gençler derneğinin mahalle başkanlığını yaptığını biliyormuydunuz&#8230;

    Ali Osman Devecioğlu ülkücü şehidimizin yaşlı annesini emekli maaşını almaya götürürken Çeliktepe de kominstler tarafından silahlı saldırıya uğrayıp kafasına isabet eden tek kurşunla annesinin kolları arasında şehit düştüğünü biliyormuydunuz&#8230;

    İsmail Tomaç&#8217;ın 5 Haziran 1980 de Bursa&#8217;nın Çınar mahallesindeki kırtasiye dükkanında Kuran-ı kerim okurken şehit edildiğini ve 13 günlük bir bebeği olduğunu biliyormuydunuz&#8230;
    EY ÜLKÜCÜ HAREKET BUNLARI BİL VE UNUTMA

    Baglanti >


Image Hosted by ImageShack.us
"http://www.w3.org/TR/xhtml11/DTD/xhtml11.dtd">
Image Hosted by ImageShack.us