İLKELİ YAŞAMAK...

2009-02-17 19:13:00

Gerçekleri dile getirebilen dostlarımız, dürüst insanlar da var bu Dünyada.... İLKELİ YAŞAMAK!".....Tarih şunu öğretiyor: Türkler gerçeği unutup Ermeni soykırımının gerçekleştiğini söylerlerse, Ermeni milliyetçileri iddialarından vazgeçmeyeceklerdir. Türkler işlemedikleri bir suç için özür dilediler diye Erzurum ve Van üzerinde hak iddia etmekten vaz geçmeyecekler. Hayır. Çabalarını daha da artıracaklar. "Türkler soykırım yaptıklarını kabul ettiler. Şimdi suçlarının bedelini ödemeleri lazım diyecekler."Şimdi Türkiye'yi eleştirerek Türkiye'nin soykırımı kabul etmesi gerekir diyenler, o zaman da Türklerin tazminat ödemesi gerektiğini söyleyecekler. Ondan sonra da Türklerin Erzurum, Van, Elazığ, Sivas, Bitlis ve Trabzon'u Ermenilere vermesi gerektiğini söyleyeceklerdir.Türklerin bu baskıya boyun eğmeyeceklerini biliyorum. Türkler bunu yapmayacaklar çünkü bunun yanlış olacağını biliyorlar. Giriş ücreti olarak sizden yalan söylemenizi isteyen bir örgüte -AB- üye olmak nasıl doğru olabilir? Hangi dürüst insan kendisine "Ancak babanın katil olduğu yalanını söylersen bize katılabilirsin" diyen bir örgüte girer?Avrupa Birliği'nin Ermeni milliyetçilerinin isteklerini reddedeceğini umuyor ve buna güveniyorum. Ümit ederim ki Ermeni milliyetçilerinin Avrupa'nın iyiliğini düşünmediklerini anlayacaklar. Zaten Avrupa Birliği'nin istekleri ne olursa olsun Türkiye'nin onuruna inanıyorum. Türkleri tanıdığım kadarıyla gerçekte olmadığı halde Ermeni Soykırımı'nın vuku bulmuş olduğunu asla söylemeyeceklerdir. Biliyorum ki Türkler işlemedikleri bir suçu itiraf etmeleri yolundaki taleplere direnecekler, dürüstlüğün bedeli ne olursa olsun. Tü... Devamı

TEPKİ GÖSTERMEK İÇİN SEBEP ARAYANLARA DUYURULUR !!!

2009-01-15 21:35:00

  FATMA ALIYE HANIM Fatma Aliye Hanim (1862-1936)  Turk edebiyatinin ilk kadinromancisiymis. Fatma Aliye'yi bundan sonra artik herkes taniyacak.Cunku FatmaAliye'nin fotografi bundan boyle 50 TL lik banknotlarda Ataturk'un yerine yerlesecek. 50'ligin Bir yuzunde Fatma Aliye, digeryuzunde Ataturk. Cumhuriyetin yetistirdigi bunca basarili Turk kadinivarken, Fatma Aliye nereden cikti demeyin. Fatma Aliye'yi Ataturk'un yerine yerlestiren nedenin onun romanciligioldugunu saniyorsaniz aldaniyorsunuz. Asil neden onun Islamciligi veAtaturk Devrimlerine karsi olmasi.****Fatma Aliye'nin tesetture olan tutkusu onun yazilarina da yansimis.Bir yazisinda kadinlarin giyim tarzi konusunda soyle diyor; "...Istebu tuvaletin uzerine zinetten ari ve bolca bir sey giyilir ve saclarda bir bas ortusuyle ortulurse seriata muvafik surette tesetturedilmis olur." Fatma Aliye Hanim, Mustafa Kemal'in yaptigi devrimleribir turlu benimseyememis.Romanlar yazan, Bati edebiyatindan ceviriler yapan ve donemindekierkek egemenligine karsi cikabilen birkadin, nasil olur da Mustafa Kemal aydinligini goremez, anlamak olasidegil. Saltanatin kaldirilmasini, alfabenin degistirilmesini ve padisahindusurulmesini, Fatma Aliye Hanim asla kabul edememis, Mustafa Kemal'ehep karsi olmus. Kendisinin, bir Osmanli pasasinin (Ahmet Cevdet Pasa) kizi olmasinin bunda rolu var elbette. Ayrica Evinde cocuklarinin ona yasattigi sikintilar onu daha da Islam'a baglamis olabilir. Evden kacip Katolik rahibe olan bir kizin annesi olarak yasanan travma herhalde azimsanacak gibi degildir.****Elde edemedikleri turban ozgurlugu nedeniyle kendilerini Turkiye'ye"uzak" bulanlar elbette Fatma Aliye Hanim'in fotografinin orayakonmasindan mutlu olacaklardir.  TEPKİ :  50 TL Yİ ALMAMAK...  KULLANMAMAK... VE BANKADAN DEĞİŞTİRMEK  AMA MUTLAKA SEBEBİNİ SÖYLEYEBİLME CESARETİ GÖSTERMEKLE OLABİLİR... Devamı

CUMHURİYET ŞEHİDİ M.F.KUBİLAY

2008-12-23 14:08:00

Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayı... 23 Aralık 1930 "Kubilay Olayı", Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından biridir. Menemen olayının izleri toplumsal bellekten hiç silinmedi. Kubilay "devrim şehidi" olarak simgeleşti.      Adı Mustafa Fehmi Kubilay. Baba adı Hüseyin, ana adı Zeynep. Giritli bir ailenin çocuğu. 1906 doğumlu. Kubilay bir öğretmen. Cumhuriyet öğretmeni. 1930 yılında İzmir'in Menemen İlçesi'nde askerlik görevini yapıyor. O sırada 24 yaşında.  Bu genç insan, Menemen’de 23 Aralık 1930’da şeriat isteyenler tarafından öldürüldü. Genç Cumhuriyet rejiminin 1925 yılındaki Şeyh Sait isyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayı, "Menemen Olayı - Kubilay Olayı" olarak tarihe geçti.  Menemen olayının izleri toplumsal bellekten hiç silinmedi. Kubilay "devrim şehidi" olarak simgeleşti.  Kubilay Olayı ile ilgili olarak, Atatürk'ün Silahlı Kuvvetlere mesajı, Genelkurmay Başkanı'nın mesajı, TBMM'de soru önergesi ve Başbakan İsmet İnönü'nün konuşması, Bakanlar Kurulu'nun sıkıyönetim ilanı kararı, Sıkıyönetim ilanının TBMM görüşmeleri, yargılamanın ilk günkü tutanakları, Savcılığın Esas Hakkındaki İddianamesi, Divanı Harp Kararnamesi, TBMM Adliye Encümeni Mazbatası ve TBMM Genel Kurul kararları, tam metin olarak yer almaktadır.     Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in orduya mesajı  Denizli Milletvekili Mazhar Müfit (Kansu) ve 43 arkadaşının soru önergesi  Başbakan İsmet Paşa ile Denizli Milletvekili Mazhar Müfit Bey'in konuşmaları  Bakanlar Kurulu'nun sıkıyönetim kararı  TBMM'de sıkıyönetim ilanı görüşmeleri Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'in orduya mesajı Denizli Milletvekili Mazhar Müfit (Kansu) ve 43 ark... Devamı

ÖZÜR DİLERİZ...

2008-12-21 14:22:00

Devamı

BİZ ÖZÜR DİLEMİYORUZ

2008-12-19 23:22:00

Son günlerde yine bazı çevreler tarafından hortlatılan “Ermeni Soykırımı” iddiaları, hepinizin de bildiği üzere yine sözüm ona bu ülkenin aydınıyız diyen kesimleri tarafından desteklenmekte ve bir de bunun için özür dileme kampanyası başlatılmış bulunmaktadır. Bir insan ülkesinin tarihi hakkında ne kadar az şey bilir ise, o kadar çok yanılır. Kaldı ki, bu ülkede hiçbir zaman ne ermeni, ne de kürt soykırımları yapılmıştır. Burası bizim ülkemiz ve bu ülkenin geçmişi diğer ülkeler gibi üç beş günlük değildir. Tarihte bir yolculuk yapsaydınız bugün bu özür dileme kampanyasına imzanızı atmaz ve ne kadar da küçüldüğünüzü anlardınız. Siz kimsiniz ve kimden ne için özür diliyorsunuz. Siz bu ülkenin sınırları içerisinde yaşayan, bu ülkenin vatandaşı olup, pembe ve mavi kimliklere sahip olan, bu ülkenin okullarında okuyan, adam olan ve yine bu ülkenin bir bireyi olarak laik ve demokratik bir ortamda ağzınıza geleni kulağınız duymadan söyleyen zavallılar. Belki yaşım sizden küçük olabilir ve belki sizin kadar siyasete aklım da ermeyebilir ama, bildiğim bir gerçek var ki, benim atalarım ve onların ataları ve daha öncekiler bu topraklarda doğdular, bu topraklarda yaşadılar ve yine bu topraklar üzerinde yaşama veda ettiler. Ama sanırım siz bu ülkenin şartlarından memnun değilsiniz ve yine siz kendinizi çok aydın görenler olarak belki de bir Orhan PAMUK olma hevesinde de olabilirsiniz ama şunu asla unutmayın ! Hiçbir ülke asla ve asla çıkarı olmadan size kucak açmaz ve kucak açanlar sizlerle işleri bittikten sonra kapının önüne koyduklarında gidecek yeriniz olmadığında nereye gideceksiniz. Belki sığınma hakkı talep edeceksiniz kim bilir. Orası sizin sorununu... Devamı

Ermenilerden Özür diliyorlarmış....!

2008-12-19 23:17:00

Ermenilerden Özür diliyorlarmış....!1915 Ermeni tehcirinde yaşananlar imza kampanyasıyla yeniden gündeme taşınıyor. Kampanyanın öncülüğünü akademisyenler Ahmet İnsel, Baskın Oran ve Cengiz Aktar ile gazeteci-yazar Ali Bayramoğlu yapıyor.Yılbaşında internette başlatılacak imza kampanyasının adı "Özür diliyorum." Kampanya metninde "1915'te Osmanlı Ermenileri'nin maruz kaldığı Büyük Felaket'e duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor. Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum" yazıyor.İNTERNETTE YAYINLANACAKVatan'ın haberine göre uzun tartışmalardan sonra mutabık kalınan kampanya için alışılagelmiş kampanyalar-dan farklı bir yol izlenecek. Hedef, internette bir yıl boyunca mümkün olduğunca fazla katılım sağlamak. Galatasaray Üniversitesi'nden Prof. İnsel, kampanyayı tarihi sorumluluk karşısında bireysel bir tavır olarak tanımlıyor. Prof. İnsel "Resmi politikadan bağımsız olarak biz yurttaşların Türkiye tarihi ile ilgili görüşlerini beyan hakkı var. Kampanyayı bir politika malzemesine dönüştürmemek gekir" dedi. Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Dr. Cengiz Aktar da kampanya ile ilgili olarak Vatan Gazetesi'ne konuştu.Kampanya nasıl ortaya çıktı?Bireyi, bireyin hissiyatını öne çıkaran bir kampanyanın vaktinin gelmiş hatta geçmiş olduğu kanaatinden yola çıktık. Muhtemelen yılbaşında çok geniş bir kampanya haline getirmeyi hedefliyoruz.Kampanyanın amacı nedir? Ermenilerin başına gelenler Türkiye'de çok az bilinen, unutturulmuş, tahrik edilmiş olgular. Türkler bu meseleleri daha çok büyüklerinden, dedelerinden duydu. Ama konu hiçbir zaman objektif bir tarih anlatımı haline dönüşemedi. Bu yü... Devamı

ATATÜRK DİYOR Kİ ,

2008-12-17 01:07:00

"... Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler belirdi.Halbuki, hangi istiklal vardır ki yabancıların (imf) nasihatleriyle, yabancıların (AB) planlarıyla yükselebilsin?..Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!"6 Mart 1922, TBMM Mustafa Kemal ATATÜRK Devamı

ADD GENEL MERKEZİ AÇIKLAMASI …

2008-12-17 01:01:00

 VATANI SAVUNMAK HAKTIR... KABAHAT DEĞİL...!   1914'de Emperyalistlerin Türk topraklarını paylaşım sürecinde, Türkmilletine ve Osmanlı devletine Ermenilerin yaptığı büyük ihaneteduyarsız kalınması ve ermeni çetelerince topluca öldürülmüş, kıyımauğramış binlerce Anadolu insanının yok sayılmasını kabul etmemizmümkün değildir.  Tarih bilimi ile uğraşan hiçbir güvenilir kişi tarafından soykırımolarak nitelendirilmeyen, ihanete karşı tedbir olarak yapılan zorunlugöçten dolayı özür dilemeye kalkışmak şehitlerimize ihanet etmekanlamına gelecektir.  Bu konuda 15 Aralık 2008 tarihli basında yer alan ve 60'a yakın emeklibüyükelçi ve diplomatımızın bildirisine ADD olarak aynen katılıyoruz.  Bu, Türkün haklı davasında "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" anlayışındanvazgeçmeden bilimsel duruşumuzu ve ulusal onurumuzu koruyacağımızıkamuoyuna saygıyla duyururuz.     Atatürkçü Düşünce DerneğiGenel Yönetim Kurulu... Devamı